28 Kasım 2016 Pazartesi

ERKEN YILBAŞI HEDİYESİ SEÇİMİ

Arkadaşlar, sevdiklerinize yılbaşı için güzel ve kaliteli bir hediye almak istiyorsanız size bir site önereceğim. Bu sitede bu yılın modası olan bilekliklerden bulabilirsiniz. Güvenilir bir site inceleyin derim ben.

https://www.braceletshouse.com/

Haydi iyi alışverişler.

10 Haziran 2016 Cuma

THY'NİN AYIBINDA ISRARI

Bir önceki yazımda THY'nin yaptığı yanlıştan bahsetmiştim. Bu yazımda da benim dilekçeme verdikleri yanıtı aynen buraya aktarıyorum.

Merhabalar,

İlgili linkte belirtilen şikayetiniz üzerine bahse konu dosya için yapılan incelemde gönderinin parçalı taşıma yapılmak suretiyle taşındığının sabit olduğu
Anlaşılmakla beraber, ilgili kargo için yaşanan gecikmeden dolayı Tazminat talebinde de bulunulmuştur.

Ulusal ve Uluslararası mevzuat hükümlerine göre değerlendirilen Tazminat talebi, gecikmenin yarattığı direkt zarar ve hasarın belgelenememiş olması nedeniyle
Kabul edilmemiştir.

Bilgilerinize rica eder iyi çalışmalar dileriz.


Yani ihale mallarını geç ve parça parça gönderdiklerini kabul ediyorlar ama bunu bir hata olarak görmüyor "dünyanın en iyi havayolu şirketi" !!!! Dolayısıyla telafi etmiyor, müşteriye de kendisini affettirmiyor.

Arkadaşlar, dostlar durum bu. Sevgili ihracatçı dostlar THY Cargo ile ürününüzü gönderirseniz başınıza ne geleceğini umarım az çok anlamışsınızdır. Birkaç ticaret dergisine de bu şikayetlerimiz yazdım. Ulaşabildiğim kadar insana ulaşacağım.  THY firmasının bu ayıbını sizler de dikkate alın ve işinizi riske etmeyin.

9 Mayıs 2016 Pazartesi

DEVAM'IN DEVAMI

Arkadaşlar önceki yazımda size THY'nin yaptığı yanlışı ve yanlışını hala telafi etmediğini yazdım.

Peki bunu neden yaptım. Arkadaşlar ben el kremi alırken bile blogdaşlarımın hangi ürünleri kullandığını ve tavsiye ettiğini araştırırım. Hatta canım sıkılıp film izlemek istediğimde ve hatta kitapsız kaldığımda hangi kitabı alayım diye de mutlaka blogger arkadaşlarımın sayfalarını ziyaret ederim. Sanırım bir çoğumuz böyleyiz. Aslında bloggerlar olarak çok büyük bir gücüz. Çok az bir kesim dışında ben bütün blog yazan arkadaşlarımın samimi duygularla bir ürünü incelediğine ve yorumladığına eminim. Ben de eğer yeni denediğim bir şey varsa inanın ben de gerçek düşüncelerimi yazıyorum.

Şimdi bloggerlar olarak artık daha duyarlı olmaya davet ediyorum sizi. Yani herhangi birimizin beğendiği bir marka veya ürün veya firma varsa onu kullanalım. Beğenmediği veya herhangi bir yanlışını gördüğü firmayı da kullanmayıp boykot edelim. Gücümüzü ürünlerin veya firmaların daha iyi olması için kullanalım. Ne dersiniz?

7 Mayıs 2016 Cumartesi

HADİ BİR ŞEYLER YAPALIM'IN DEVAMI - THY'NİN BÜYÜK AYIBI

Artık asıl meramımı anlatmanın zamanı geldi diye düşünüyorum. Çok yoğun geçen günlerin ardından ancak vakit bulabildim.

Benim sorunum yozlaşmanın, yalanın, işi ehlinin yapmamasının toplumun her kesimine yerleşmesinden duyduğum rahatsızlık. Bunun ilk örneğini aşağıda göreceksiniz.

Arap bir öğrencim Dış Ticaret yapıyordu ve benden acil kargo için bilgi istedi. Ben de tabiii ki THY dedim. 4 gün sonra teslim edileceğinin garantisini verdikleri halde kargo bir ayda ulaştı. Giden kargonun aciliyeti hayati önem taşıyordu. Her şey bir tarafa öğrencim bana güvenerek bir adım atmıştı ve onun müşterisi ihaleyi kaybetmişti. Bu konuda yazışmalar yaptım ve tahmin edebileceğiniz gibi bir sonuç alamadım. Aksine o kadar lakayt ve igrenç konuşmalara şahit oldum ki inanın THY bu hale geldiyse yazık dedim.

THY'ye yazdığım dilekçeyi aynen buraya ekliyorum.

Bu konuyu taşıyabileceğim her mecraya taşıyacağım. En iyi havayolu ödülü almış bu firma malesef bu ödülü haketmiyor. Başkanlarına mailler attım, şikayet hattına bildirdim ama sonuç sıfır. Bu ödülü neye göre vermişler anlamadım. Bir problemi çözmekten aciz bir firma.


Sayın Yetkili;
(Dikkatinizi çekerim hala Yetkili diye hitap ediyorum. Zira Türk Hava Yolları Turkish Cargo firmasında yetkisi olan bir yetkili ile henüz karşılaşamadım.)
Konşimento numarası 235 0022 3473 olan 40 koli ürünümüz, 12 Ağustos 2015 tarihinde Samsun Mag-Ma Işıklı Taş firmasından, Samsun Acentanız Celal Bey’e 14 Ağustos 2015 tarihinde Suudi Arabistan Demmam’da olacağının taahhütü alınarak ve hatta kendisine bu malların ihale ürünü olduğu ve hayati önem taşıdığı belirtilerek teslim edilmiştir.  Ancak bugün 26 Ağustos 2015 olmasına rağmen ürünler hala Arabistan’daki müşterimize teslim edilememiştir.
Ürünlerin parsiyel olarak parça parça gönderilmesi, Demmam’a ulaşan ürünlerin müşteriye teslim edilmemesi ve ayrıca ürünlerin havaalanında beklediği her gün için müşteriden ücret talep edilmesi firmanızın ne kadar gayri ciddi çalıştığının göstergesidir.  Ayrıca Demmam havaalanındaki bir görevlinin müşterimize THY kargolarının daima sorunlu olduğunu belirtmesi sizin işinizi savsakladığınızın zaten malum olduğunu gösterir ki, maalesef bu acı tecrübe müşterimize maddi manevi çok kayıplar yaşatmıştır.
Defalarca firmanızı arayıp farklı farklı kişilerle görüşüp her birinden farklı farklı cevaplar almam firmanızın elemanlarının bir bakkal dükkanı bile işletemeyecek yetersizlikte olduğunun işaretidir.  İletişim ve bilgi paylaşımı konusunda altın çağı yaşadığımız şu günlerde firma elemanlarınızın birbirinden habersiz ve hatta konudan habersiz olmaları da firmanız açısından utanç verici bir durumdur.
Konuyla ilgili Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı da haberdar edilmiştir. Türkiye’nin uluslararası arenada bu şekilde temsil edilmesi onların da harekete geçmesini sağlayacaktır.

Gelelim en önemli mevzuya, yapılan ve devam eden bu büyük hatanın telafisi ve müşterimizin yaşadığı zaman, para ve her şeyden önemlisi itibar kaybının tazmini için ürünlerin fatura bedelini ve ayrıca 14 Ağustos 2015 tarihinden itibaren ürünlerin teslim edilmediği her gün için 1000 $’ın aşağıda bilgileri bulunan Suudi Arabistan’daki müşterimize tazminat olarak ödenmesi hususunda gereğinin yapılmasını arz ederim.


21 Mart 2016 Pazartesi

AÖF İLAHİYAT ARAPÇA DERSLERİ

Dostlar proje yazıma bir duyuruyla ara vermek istiyorum. Biliyorsunuz ben Arapça öğretmeniyim. Bana Mersin'de çok sık soruluyor AÖF İlahiyat Arapça kursu var mı diye. Hatta özel ders isteyenler de oldu. Ben yoğun olduğum için kabul etmiyordum.

Şimdi Mersinli İlahiyat Fakültesi öğrencilerine sesleniyorum. Sınıf geçme garantili İlahiyat Arapça dersleri veriliyor artık. Sıkı durun adresi veriyorum. Vatan Bilgisayar üstü 3. kat. Sevgi Dil Kursu.
 Tel : 0 532 272 22 14

Ayrıca bu merkezde Arap hocalardan konuşma dersleri de alabilirsiniz. 

20 Mart 2016 Pazar

GÜCÜMÜZÜ FARKEDELİM

Size daha önce de dediğim gibi, kafamda bir proje var ve bu projeyi size bir kaç postta anlatacağım.

Şimdi size bir hikaye anlatmak istiyorum, benim üniversite yıllarıma dair.

Ben üniversitede okurken bir dönem yurtta kaldım. Kaldığım yurdun karşısında bir market vardı. Ben fıstık ezmesini çok severim. Bir gün markete gidip sordum fıstık ezmesi var mı diye. Yoktu. Ben de taaaa uzaktaki markete gidip almıştım. O zaman düşündüm ben fıstık ezmesi için hep buraya kadar yürümek zorunda mıyım? Sonra ertesi gün yine gidip sordum fıstık ezmesi var mı diye. Ertesi gün yine. Sonraki günlerde de devam ettim ve hatta yurttan birkaç arkadaştan da rica ettim. Onlar da gidip sordular. Sonuç; market fıstık ezmesi satmaya başladı:)

Kıssadan hisse, efendim bir şeylerin değişmesini istiyorsak birlik olup değiştirebiliriz.

Bana bu düzenden sıkılan insan lazım. Bazı şeylerden rahatsız olan insan lazım. Kendi gücünün farkında olan insan lazım. Sizleri bekliyorum. 

15 Mart 2016 Salı

HADİ BERABER BİR ŞEYLER YAPALIM

Sevgili dostlar yılbaşı öncesinde sizlerle beraber bir proje yapmak istediğimden bahsetmiştim. Adım adım giderek yani birkaç post yayınlayarak size meramımı anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle Japonya denince aklımıza ne geliyor?

Benim aklıma dürüstlük, çalışkanlık ve saygı geliyor. Japonya'nın dini inancı Şintoizm ve Budizm, bir kısmı Hristiyan ve bir kısmı da Ateist. Birbirleriyle dostça geçinen ve bir tek ortak paydada birleşebilen Japonların tek hedefi çalışmak. Birini kandırmayı veya işlerini kaytarmayı asla düşünmüyorlar. Atom Bombası felaketini yaşadılar ama yine de çalışmaya devam ettiler. Bir kaç yıl önce büyük bir Tsunami yaşadılar ama marketleri yağmalamadılar, ihtiyaçlarını alıp çıktılar.

Neden anlatıyorum bunları? Malesef ülkemizde gördüğüm yozlaşmadan ve yozlaşmadan rahatsız olmamamızdan dolayı yazıyorum.

Dini açıdan bakarsak, gerçek islamdan uzaklaşmışız. Yalan söylüyoruz, insanları kandırıyoruz, işimizi doğru dürüst yapmıyoruz. En önemlisi nasıl yaşıyorsak öyle yönetiliyoruz. Bu anlattıklarım normal geliyor artık bazılarımıza çünkü kanıksamışız.

Artık bir şeyler yapmanın zamanı gelmedi mi? Neler yapabiliriz? Hep beraber olursak neleri başarabiliriz?

Lütfen bana fikirlerinizle destek olun. Ben tek başıma bir hiçim, eğer beraber olursak belki bazı şeyleri değiştirebiliriz.

27 Şubat 2016 Cumartesi

KONSTANTİNİYYE OTELİ - ZÜLFÜ LİVANELİ - ELEŞTİRİ

Baştan uyarıyorum, bu yazı ağır eleştiri içermektedir.

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, fırsatını, hikayesini ya da daha doğrusu her ortam bulduğunda Zülfü Livaneli'nin Türkleri küçümsemesinden, aşağılamasından bıktım. Daha önce de Leyla'nın Evi romanında yaptı aynı şeyi ama kitabın hikayesi gereği yaptığını düşünmüştüm. Ama şimdi anlıyorum ki Zülfü Beyimizin kendi fikirleriymiş bunlar. Ona göre Ermeniler haklı, Kürtler haklı, Yahudiler haklı, eşcinseller haklı, hayat kadınları haklı ama garip Anadolu insanı kötü, haksız, hatta tu kaka.

Eleştirmeye nereden başlasam ki; mesela kitabın 105. sayfasında

"Hacı Mahmut pabuçlarını çıkararak camiye girdi; farzı ve sünnetiyle beş rekatlık namazını kıldıktan sonra......."

Sayın Livaneli sabah namazı 4 rekattır farzı ve sünnetiyle beraber.

Başka bir yerde kitap karakterlerinden birine şöyle bir soru sorduruyor. "Madem İslamiyet Muhammed'le birlikte geldi o zaman babasının adı nasıl Abdullah oluyor."

Açıklayayım sayın Livaneli Abd Arapça'da kul veya köle anlamına gelir Allah kelimesi de El-İlah kelimesinin kısaltılmış halidir ve İlah kelimesi yani tapılan şey kelimesi İslamiyetten önce de mevcuttu. Dolayısıyla Abdullah ismi İlahın kulu manasındadır.

405. sayfada Hz. Muhammed'in ölümünü anlatırken;

" Konstantiniyye'yi alamadan, alındığını göremeden ruhunu teslim etti. Cenazesi sadece aile üyeleri tarafından kaldırıldı, oracığa gömüldü; çünkü müslümanlar kimin halife olacağı kavgasına tutuşmuştu. Bazı iman sahipleri bunun sebebini Hz. Muhammed'in bir devlet ve servet bırakmış olmasıyla açıklarlar. Yakınındakiler, çarmıhta can veren Hz. İsa'nınkiler gibi aranacak arkadaşlar değillerdi. Ortada paylaşacak bir iktidar vardı." Devamında ise sırayla Hz. Ebubekir'in sonra Hz. Ömer'in sonra Hz. Ali'nin en son da Hz. Osman'ın halife olduğundan bahsediyor. Yani yazarımız halife sıralamasında da cahil.

Kitabın bir başka yerinde Tayland'da hayat şartları yüzünden hayat kadınlığı yapan masum! Nuk ile Hamburg'lu Manfred'in birleşmesinden hamile kalan Nuk bu gebeliği bitirmek için kürtaj olur. Hacı İsmail adında bir adam ve karısı kök hücre tedavisi için Bangkok'a gider ve kürtaj yapılan ceninden yeni hücreler yapılarak İsmail ve karısına verilir.

Bu olay sanki Hacı İsmail'le karısının suçuymuş gibi şöyle anlatılır;

"Manfred ile Nuk'un talihsiz bebekleri Germen ve Tay genleri hacılara geçerek, onların perişan dizlerinde yeni kıkırdaklar oluşturdu. Hacı İsmail Efendi, Allah'a şükrederek namazlarını yine ayakta kılmaya başladı. Hem de çok şükür hiçbir haram yiyeceğe el sürmeden, gavur ellerinden tertemiz dönerek."

Bir başka konu da coğrafyamızla ilgili Livaneli bu coğrafyanın insanları tembelleştirdiğini bu yüzden hiç Türk alim yetişmediğini söylüyor. Hatta bütün dünyada çalışkanlıklarıyla bilinen yahudilerin de bu topraklara geldikten sonra tembelleştiğinden dem vuruyor. Birazcık açıp internette gezince sayısız Türk ve Müslüman alim bulabilir halbuki. Ama ben en son tanıdığımız Aziz Sancar'ı hatırlatayım.

Kitaptaki bir başka konu da "Roboski" hakkında. Yani Uludere hakkında. Yine masum! günahsız! tertemiz! 34 kişinin ölümü konu edilmiş. Ama cenazelerinin PKK şovuna dönüştüğünden bahsetmemiş nedense.

Görünen o ki okuyucunu önemsemiyorsun ve yanlış bilgi veriyorsun. Cahil bir kitleye mi hitap ettiğini zannediyorsun. Daha yazmak istediğim çok şey var ama uzatmak istemiyorum.

Son söz olarak Sayın Livaneli beğenmiyorsanız canım vatanımı defolup gidebilirsiniz. İstediğiniz ülkede yaşayabilecek güce sahipsiniz. Bir zamanlar sanatçılığını, duruşunu sevdiğim bir insandınız artık ne kitabınızı alırım, ne okurum ne okuturum.



24 Ocak 2016 Pazar

SCHOLL AYAK BAKIM KİTİ ÜRÜN DENEYİMİ

Sevgili dostlar, bildiğiniz gibi fikrimühim üyesiyim ve  bu defa da denememiz için bir muhteşem bir ürün göndermiş. Ürünü kullanmak malesef bana nasip olmadı (hijyenik etkenlerden dolayı). Ama annem kullandı ve sonuç harika. Başlık kısmı ayrıca satılıyor onlardan alıp ürünü en kısa zamanda ben de deneyeceğim. Ama annemi her 15-20 günde bir kuaföre gitme zahmetinden kesinlikle kurtardı bu ürün.



Doğrusunu söylemek gerekirse benim ayağımda verdiği sonuç zaten bu ürünü açıklamak için yetmezdi. Çünkü benim topuklarımda çok büyük problemler yok. Ama annemin ayaklarında kilosunun sebep olduğu nasırlar ve çatlaklar vardı. Sonuç mükemmel. Resimlerde ne kadar belli bilmiyorum ama belki bir video ile size bir yayın daha yapabilirim.

Annemin Scholl'ü kullanmadan önce ayakları


Bu da ürünü kullanıp kremini sürdükten sonraki hali



Farkı net olarak gösteremedim burada ama harika bir ürün. 


Tabi bu ürün sizleri de unutmamış. Ürünü Migroslardan alıp faturalarını scholl@fikrimuhim.com adresine benim ismimle gönderirseniz sizlere çekiliş yapıp 20 TL'lik hediye çeki ile ödüllendirilebilirsiniz.




16 Ocak 2016 Cumartesi

MERSİNLİ BLOGGER ARANIYOR


blogger ile ilgili görsel sonucu

Arkadaşlar bir şey merak ediyorum. Hiç denk gelmedim. Acaba Mersin'de yaşayan blogger var mı? Varsa biz de bir Event yapsak, tanışsak. Nasıl olur? Hadi buluşalım.

30 Aralık 2015 Çarşamba

KILIÇ YARASI GİBİ - AHMET ALTAN


kılıç yarası gibi ile ilgili görsel sonucu

Ahmet Altan'ın okuduğum ilk kitabı. Tarzını ve anlatımını beğendim.

Kitabın konusu ise Abdülhamit dönemi, Osmanlı'nın yavaş yavaş tükenmesi, saraya taşınan o zamanın deyimiyle jurnaller bugünkü adıyla ispiyonlar ve bu ispiyonların Devleti Aliyye'yi nasıl etkilediği. İttihat ve Terakki cemiyeti, mason locası gibi üye kabul edişi, Abdülhamit Han'ı Kanuni Esasiyi kabul etmeye zorlama, o dönemin şartları. Kısacası Osmanlı Devleti'nin çöküşünü hazırlayan olayları anlatıyor.

Tabi kitabın asıl konusu bu değil. Mehpare Hanım adında güzelce bir hatun, önce bir Şeyh daha sonra Padişahın doktorunun oğluyla evlilik ve Mehpare Hanım'ın iki evliliği arasındaki inanılmaz uçurumda önce kendisini bulması ve ardından kendisini kaybetmesini anlatıyor.

1900'lü yılların başlarını anlatan kitaptaki Hikmet Bey, Mehpare Hanım ve dadıyla yaşanan olaylar 2000'li yıllarda bile yadsınırken böyle bir kitapta yer bulmalı mıydı ya da özellikle mi anlatıldı orasını tam kestiremedim. Ez cümle kitaptaki beğendiğim kısımları paylaşıp bitirmek istiyorum.

* Günahı ademoğlu ya hiç görmemeli ya da görürse işlemeliydi.

* ... neyi anladım biliyor musun, insanın hayallerini kaybetmesi kadar kendisini utandıracak hiçbir şey olmadığını. Hayallerini kaybettiğinde öyle bir ihanete uğramışlık hissi sarıyor ki seni, haini aradığında kendini görüyorsun, kendi kendinin haini oluyorsun.

Sevgiler dostlar. Lütfen takipte kalın.

27 Aralık 2015 Pazar

ORGANİK TEMİZLİK



Efendim bugünkü yazımı gıdayla başlayıp tekstille devam eden ve önemli bir merhaleye yani temizliğe kadar ulaşan bir konu hakkında yazmak istiyorum. Evet ORGANİK TEMİZLİK ÜRÜNLERİ .

Yediklerimizle içtiklerimizle ufak ufak zehirleniyoruz. Vücudumuz bu zehire karşı malesef direnç gösteremiyor. Bunun üstüne bir de biz bayanlar olarak temizlikte kullandığımız malzemelerle daha da fazla zehiri bünyemize sokuyoruz. Artık o kadar gündemdeki bütün dünya yavaş yavaş organik ürünlere dönmeye başladı hem de her şeyde. Aslına bakarsanız fark etmeden kullandığımız o ürünlerle hem kendimizi hem de dünyamızı kirletiyoruz.

Ben de uzun süredir bir arayış içindeydim ve birkaç ürün denedim. Ama hiç birinden istediğim sonucu alamadım. Sonunda HEICON'a rastladım. Çok genç bir firma ama hızlı bir giriş yaptı sanırım.

Nisbeten diğerlerinden daha kaliteli ve %100 Türk Malı. Formülü narenciye bitkilerinin özleri ve bor. Benim cildimde dökülme sorunu vardı. Pul pul dökülüyordu yaz kış. Normalde nemlendirici de kullanırım. Sonra doktora gittiğimde bu dökülmenin kullandığım çamaşır deterjanından olabileceğini söyledi. Zaten ondan sonra araştırmaya başladım. Organiğe ondan sonra geçmeye karar verdim.

Lafı uzatmadan bitkisel temizliğe önem verenler, çocuklarını düşünen anneler, astım gibi rahatsızlıkları olanlar ve çevreci dostlar için kesinle tavsiye edeceğim ürünler Heiconun ürünleri.


16 Aralık 2015 Çarşamba

UNICARE EYE DISC -Göz Makyajı Temizleme Diski

Arkadaşlar yine sizinle paylaşmak istediğim bir diğer konu da Unicare Eye Disc. Gratis'ten yaptığım alışverişin üstüne uygun bir fiyata almıştım. Yarısından fazlasını kullandım ve artık yorumlama vakti geldi diye düşündüm.

Öncelikle pratikliğinden başlamalıyım. Çantana at istediğin yere git ve lazım olursa kullan. Ayrıca losyon ve pamukla uğraşma. Kayısı özlü ve gerçekten nazikçe temizliyor. Ben kayısı özlü olmasından dolayı göz çevresine de iyi geldiğini düşünüyorum. Kesinlikle tavsiye edeceğim bir ürün. Ben almaya devam edeceğim.

 İçinde 80 adet incecik disc bulunmakta.


İncecik olmasına rağmen beklenenden iyi sonuç verdi.

15 Aralık 2015 Salı

Fİ, Çİ, Pİ ÜÇLEMESİ


fi çi pi set ile ilgili görsel sonucu



İnsanlık için küçük fakat benim için büyük olan projemi sizlerle paylaşmadan önce yazmak istediğim bir kaç postu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bunlardan ilki Fi, Çi, Pi üçlemesi. Öncelikle şunu söylemeliyim ki, bütün üçlemelerde olduğu gibi, Fi giriş, Çi gelişme, Pi sonuç şeklinde yazılmış. Konuyu anlayabilmeniz için üçünü de okumanız lazım.

İçinde biraz felsefe, biraz bilgelik, biraz macera, biraz aşk ve birazdan daha fazla cinsellik barındırmaktadır.

Ancak bu hikayede cinselliğe bu kadar yer vermek ne kadar doğru o tartışılır. Normal romanlarda (Yani özellikle cinselliğin anlatılmadığı romanlarda) cinselliğin bu kadar fazla kullanılması sanırım Grinin Elli Tonu kitabıyla başladı. Fakat romanın erkek kahramanı bir sadist olduğu için bu belki de kaçınılmazdı. Ama Fi, Çi, Pi üçlemesi kendi hikayesiyle kitabı heyecanlı bitirebilirdi bence.

Benim başka bir takıldığım nokta ise ilk kitapta bir gösteriyi belki 20 sayfa bütün detaylarıyla anlatıp, son kitapta konuyu hızlı bir şekilde detay vermeden anlatma çabası. İlk kitap ve son kitap anlatım olarak birbiriyle bu yönüyle tamamen zıt.

Ayrıca romanın kahramanları günümüzden tanıdık insanlar gibi geldi bana. Mesela ben kahramanlardan birini Sezen Aksu'ya, bir diğerini Gülben Ergen'e benzettim. Tabi siyasetçilerden bahsetmiyorum bile onlar herkesçe malum değil mi?

Verdiği mesajlar güzeldi, belki hayata farklı bakmanızı sağlayacak bilgiler edinebilirsiniz. Kesinlikle tavsiye edeceğim bir üçleme.

Arkadaşlar tekrar hatırlatmak istiyorum. Önümüzdeki günlerde bir proje hakkında sizlerle ortak bir çalışma yapmak niyetindeyim. Lutfen takipte kalın.

2 Kasım 2015 Pazartesi

ARKADAŞLAR ÖNEMLİ LÜTFEN OKUYUN

Arkadaşlar 29 Ekim'de Metro Asistanlık bilmem ne firması taradından arandım. Güya geçen sene 14 Ağustosta beni aramışlar ve yok check up, yok çilingir hizmeti vereceklermiş ben de kabul etmişim. İlk yıl ücretsizmiş, ikinci yıl ücretliymiş yani ödemem gerekiyormuş.

Şimdi ilk önce bu kişiler beni 29 Ekim'de yani tatil günü aradılar. Ben de tabi şüphelendim ve sordum. Özel şirket olduğumuz için çalışıyoruz dediler. Ellerinde ses kaydım varmış onay verdiğime dair. Ben de böyle bir konuşma yapmadığımı, henüz bunamadığımı bu şekilde bir hizmete onay verdiysem mutlaka hatırlayacağımı söyledim. Bana ses kaydımı dinletin ödemeyi yapayım dedim. Yasal yollara başvurun o şekilde size ses kaydınızı gondeririz dediler. Eğer ben ödeme yapmazsam işte dava açılacakmış, dosya masrafı felan, en iyisi ben şimdi kredi kartımla 480 TL ödeyip kapatabileceğimi söylediler. Bu arada kredi kartımın ilk 8 hanesini kendileri söyleyecekmiş geri kalanını ben söyleyecekmişim ve kartımdan çekeceklermiş.

Sanırım nereye gelmek istediğimi anladınız. Bunlar DOLANDIRICI. Beni aradıkları numara 0 212 998 20 43. websitesi http://www.metroasistanlik.com/saglikhizmet.aspx

Biraz internette araştırma yaptığımda bunun yeni bir dolandırıcılık  sistemi olduğunu anladım. Lutfen aşağıda verdiğim sitedeki şikayetleri okuyun.

http://www.tellows-tr.com/num/02129982043

Arkadaşlar bugünlerde bu tip aramalar çok oluyormuş. Lütfen hem okuyun bu yazıyı hem de okutun. Bu şekilde aranırsanız da sakın ve sakın kredi kartınızın numarasını kimseyle paylaşmayın.

Umarım bu yazım bir farkındalık yaratır ve birilerine yardımcı olur.