21 Mart 2009 Cumartesi

OOOOLEEEY, YUPPPPPİ, HEYYYOOOOO







Neredeyse 1 yıl sonra Allah bana tekrar nasip etti ve ben tekrar Mısır'a gittim. Bu sefer gezi değil iş içindi gidişim. İlk başta 3 gün olarak planlanan ve işlerin yoğunluğu dolayısıyla 1 haftaya uzattığımız bir gezi.

Yeniden Kahire'de olmak çok güzeldi ve eğer işler istediğimiz gibi giderse daha sık Kahire'de olmak düşüncesi de çok güzel.

Arkadaşlar Kahire tutkumu şöyle anlatayım ; Kahire benim için ikinci İstanbul oldu. Benim çocukluğum İstanbul'da geçti. Şu anda Kayseri'de yaşıyorum ve İstanbul'da yaşamadığım için de çok mutluyum. Yaklaşık yılda 2 yada 3 defa İstanbul'a iş dolayısıyla gidiyorum. İşte bir hafta, 10 gün ne kadar kalmam gerekiyorsa kalıp dönüyorum. İstanbul bana böyle güzel, zaman zaman gidip ziyaret edip, geri dönünce güzel. Orada yaşamak bana hiç cazip gelmiyor. Sakin, gürültüsüz, düzenli bir şehirde yaşamak bana daha güzel ancak bazen İstanbul'u o kadar özlüyorum ki, gürültüsünü, trafiğini, canlılığını. bu kısa seyehatlerde de o özlemimi giderip dönüyorum.

Geçen sene Kahire'den döndüğümde de, İstanbul için hissettiğim şeyleri hissetmiştim. Özledim ya, burnumda tüttü Kahire. Ne varsa sanki elin memleketinde, bende oraya karşı bir yakınlık, bir özlem bu nedir ben de anladım.

Neyse bir kaç resimle bu seyehatimi anlatmaya çalışayım.

2 yorum:

  1. Ama beni niye haberdar etmediniz programinizdan. Hani gorusecektik? Artik bir dahaki sefere diyelim:))

    YanıtlayınSil
  2. Sevgi Hanım, çok çok özür dilerim. Aslında yerine getiremeyeceğim sözleri vermem ama size verdiğim sözü tutamadım. Orada hem firmanın elemanı hem de tercüman olarak bulunduğum için patronları bırakıp bir yere gidemedim. Akşamları müsait olurum diye düşünmüştüm ama gündüzleri firma ve fabrika ziyaretleri akşamları da yemek davetleri dolayısıyla iş yemekleri ile geçti.

    Dediğiniz gibi inşallah bir daha ki sefere. Bundan sonra sık sık orada olacağım gibi geliyor.

    YanıtlayınSil